4 results listed
Üsküdârî Mehmet Efendi, İstanbul’da yetişmiş, fıkıh, Tefsir, Hadis, Tasavvuf ve Arab
dili belâgatı gibi birçok ilimde yetkinliği olan 18.asır Osmanlı alimlerindendir. Aziz
Mahmud Hüdâyi hazretlerinin kızından torunudur. Dedesi Saçlı İbrahim efendi ve
Babası
Abdülhay
efendi, Aziz
Mahmut
postnişinliği yapmış önemli tarikat büyüklerindendir. Kendisi ise ilmi kisvesiyle öne
çıkmış ve Osmanlı döneminde kabul görmüş birçok alimin eserlerine şerh ve haşiyeler
yazmıştır.
Kelam-Akaid, Tarih ve Hesap gibi alanlarla ilgili çalışmaları bulunan Üsküdârînin
Selim Ağa kütüphanesi, Kemankeş Koleksiyonu 000556 no’da kayıtlı Mecmeu’r-Resâil
içinde dokuz adet muhtelif ayetlerle ilgili tefsir risalesi bulunmaktadır. Ayrıca
kayıtlarda Beydâvî’nin Fatiha tefsirine de şerh yazdığı ifade edilmektedir.
Bu bildiride ise müellifin hayatı ve Kemankeş koleksiyonunda olduğu halde
kaynaklarda zikredilmemiş olan müellife nisbet edilen altı adet tefsir risalesi
muhtevaları açısından incelenecektir.
Uskudari Mehmet Efendi is an 18th-century Ottoman scholar who grew up in Istanbul and had competence in many sciences such as fiqh, Tafsir, Hadith, Sufism, and Arab language eloquence. He is the grandson of the daughter of Aziz Mahmud Hudayi. His grandfather Saçlı Ibrahim efendi and his father Abdulhay Efendi were among the great sects who had made the sheikhhood of Hudai Tekke after Aziz Mahmut Hudayi. He came to the forefront with the guise of science and wrote commentaries and hashiyahs in the works of many scholars accepted during the Ottoman period. Uskudari's works on areas such as Kalam-Akaid, Tarih and Hesap, and there are nine commentary treatises on various verses in 000556 numbered Macmau’r-Rasâil’s Kamankash Collection’s Selim Aga Library. It is also stated in the records that he has written commentary on Baydavi’s Fatiha commentary. In this paper, the life of the author and the contents of six commentary treatises which are compared to the author who is not mentioned in the sources although they are in the Kamankash collection will be examined.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Tuğrul Tezcan
Davut el-Hanefî el-Karsî el-Birgivî’nin Besmele Risâlesi isimli eserin, müellifinin kim olduğu
konusunda şüpheleri üzerine çeken, üzerinde araştırma yapmaya sevk eden bir durumu vardır.
Müellifinin Karsî mi, Birgivî mi olduğu açık değildir. Eğer müellifi Karsî ise, ona ait besmele
risalesi nüshalarından birisi mi, yahut müstakil bir başka risale midir? İşte bu soruların cevabını
aramak düşüncesiyle yapılan kaynak taraması ve muhtevâ analizi neticesinde Mehmet elBirgivî’nin besmele risâlesi bulunmadığı tesbit edilmiş, Kârsî’nin ise aynı isimle iki adet
risalesinin olduğu görülmüştür. Bu iki risâlenin isimleri benzer olmakla birlikte muhtevalarının
farklı oldukları, yazılma gerekçelerinden anlaşılmıştır. Karsî ile birlikte zikredilen Birgivî
mahlâsına gelince, hayatının önemli bir bölümünü manevî hocası Birgivî’nin kasabası Birgi’de
müderris olarak geçirmiş olmasıyla açıklamak mümkündür.
İş bu bildiride Besmele risalesinin Karsî’ye ait olduğunu tesbite yönelik kaynak taraması ve
muhteva incelemesi yapılmıştır.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Tuğrul Tezcan
There is a situation in which the work of Davut al-Khanafi al-Karsî al-Birgivî called as a Basmala
tractate, which leads to suspicion about who the author is makes are search on it. It is not clear
whether the author is Karsî or Birgivî. If the author is Karsî, is it one of his own copies of the
basmala or another independent tractate? As a result of the source search and content analysis it
was found that Mehmet al - Birgivî does not have any basmala tractate, and that Kârsî has two
tractates with the same name. Although the names of these two tractates are similar, they are
understood to be different and their reasons are different. When it comes to Birgivî's nickname,
which is mentioned together with Karsî, it is possible to explain by spend an important part of
his life as a lecturer in Birgi which town is his spiritual teacher Birgivî. In this paper, a literature
review and content analysis were carried out to determine that the basmala tractate belongs to
Karsi.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Tuğrul Tezcan
Kaynakların verdiği sınırlı bilgilere göre aslen Ankara’lı olan ancak Adapazarı’na yerleştiği için Adalı hoca
diye bilinen Muhammed b. Osman Hilmi, müftülük dâhil olmak üzere kadılık ve kadı vekilliği görevlerinde bulunmuş,
ömrünün son idarî görevi olan kadı vekilliğini de safranbolu’da ifa etmiş ve 1861 yılında yine Safranbolu’da vefat etmiş
olan bir ilim ve devlet adamıdır. Zira 1836-1841 yılları arasında Huzur derslerinde Muhatap olarak bulunmuş, ayrıca
Mufassal Tefsîr-i Sûreti’l-Vakıa, Keşfü’l-Ferâiz, Haşiye-i Müfassala alâ Hâşiye-i Karatepeli, Risâle alâ Bahsi’t-Teşbîh
min Karatepeli şeklinde tefsir ve belağata dair eserleri mevcuttur.
Bu çalışma Adalı hocanın Mufassal Tefsir-i Sûreti’l-Vakıa isimli eserini incelemeye yöneliktir. Yetmiş sekiz
kısa âyetten oluşan Vakıa Suresini dört yüz elli altı başlık altında incelemeyi başaran müellif, dikkatleri günümüze
değin üzerine çekmemiş olması şaşırtıcıdır. Üzerinde detaylı bir inceleme henüz yapılmayan eser ile ilgili ilk
tesbitlerimize göre, başlık tercihinde sûreden bağımsız hareket ettiği görülür. Genelde başlıkları İnanç, ibadet, ahlak ve
muamelat gibi temel konulara taksim edilebilir. Eserde tefsir, fıkıh ve tasavvuf ilimlerine dair açıklamalar
yoğunluktadır. Yaklaşık elli küsur kaynaktan istifade ettiği görülen müellifin ağırlıklı olarak Bursevî, Hadimî, Beydâvî
gibi müfessirlerin eserlerinden istifade ettiği görülür.
Genelde tesbit ettiği başlık ile ilgili görüşleri eserlerde araştırarak konulu tefsirin küçük örnekliğini sergiler.
Konuların ilgili olduğu âyetler Kur’an bütünlüğünde ele alınır. Bu bir yönüyle bir sureyle Kur’ân’ın tamamını tefsir
etme çabası olarak görülebilir. “Li nemkı’l-fakîr” başlığı altında da konunun mahiyetine uygun olarak kendi görüşlerini
açıklar.
Uluslararası Geçmişten Günümüze Karabük ve Çevresinde Dini, İlmi ve Kültürel Hayat Sempozyumu
UGGKS2019
Tuğrul Tezcan